x
Dil / Language
Türkçe English Deutsch Français Português Español

Dil / Language

Türkçe English Deutsch Français Português Español

Mourinho Felsefesi

 

blank

Mourinho Felsefesi: Takım Otobüsü Kaleye

Jose Mourinho kimilerine göre bir futbol dehası kimilerine göre de futbolun katili olarak değerlendirilebilecek bir isim! Bu nedenle de Mourinho Felsefesi aslında ne ve bu felsefe ile ne anlatılmak isteniyor tam olarak bilmek gerekir. Aksi takdirde sığ bir düşünce ile futboldan uzak yorumlar yapmak söz konusu olacaktır. O halde hazırsanız Mourinho Felsefesi ile ne anlatılmak istendiğine bir göz atalım!

Kariyerine 1991 yılında Sporting Lizbon’da yardımcı antrenör olarak başlayan Mourinho’nun adını ilk kez 2002-04 yılları arasında Porto’da yakaladığı başarılarla duyuyoruz. Özellikle Şampiyonlar Ligi’nde yakaladığı sansasyonel başarı ile olmaz denileni yapan Mourinho, sonrasında dünya futbolunun en önemli teknik adamlarından bir tanesi olmayı başarmıştır. Porto ile yakaladığı çıkışı Chelsea, Inter ve Real Madrid ile taçlandırsa da sonraki süreçte düşüşe geçmiştir. Ancak Mourinho hep bir felsefe ile takımlarını yönetmeyi arzu etmiştir.

Mourinho Felsefesi Aslında Ne?

Jose Mourinho’nun adını duymamızı sağlayan başarısı aslında kazanmaya yönelik bir anlayıştı. Porto gibi futbol kültürü gelişmiş ama uluslararası arenada kazandıkları sınırlı olan bir kulübü, Avrupa’nın en yüksek noktasına taşıdı. Mourinho’ya göre takımı ilk 10 içerisinde tutmak başarı değildir. Nitekim bunu talep eden bir takımla da çalışmayı düşünmez. Ona göre başarı kazanmak ve kaybetmek üzerine kurulu iki sonuçlu bir denklemdir. Peki, ama Mourinho bu denli keskin bir görüşe sahipken neden takım otobüsü ile anılmaktadır?

Mourinho için başarıyı yakalamak önemlidir. Onun için ikinci, kaybedenler arasındaki şampiyondur. Ama önemli olan kazananlar arasında yer almaktır. Bu nedenle de çalıştığı her takımda başarıyı yakalamak için ideal yolu bulmayı başarmıştır. Porto’ya oynattığı oyun belki pek çok futbol sever tarafından hatırlanmaz ama günün sonunda kupa onun ellerinde yükselmiştir. Benzer senaryoyu Chelsea’ye transfer olduğunda da görebiliriz.

Chelsea’de ilk yılında başarıya çok yaklaşsa da arzu ettiği sonuçlara ulaşamamıştır. Ancak 2. senesinde şampiyonluğu yakalarken kendi felsefesini ortaya koymuş olmasının da sevincini yaşamıştır. Onu, takım otobüsünü kalenin önüne çekmekle suçlayanlar aslında kurduğu kusursuz oyun bağlantılarından mustariptir. Bu kapsamda da savunma daima kötü bir şey mi sorusu gündeme gelir!

Mourinho Sadece Savunma mı Yapar?

Futbol aklı oldukça iyi olan Mourinho’nun kazanmak için bir yol bulduğundan söz etmek muhtemeldir. Nitekim kazanmak için gol atmak ve gol yememek gerekir. Gol atma konusunda başarılı olan Mourinho’nun daha başarılı olduğu şey gol yememektir. Çünkü kurduğu kusursuz savunma hattı ile rakip takımın adeta duvara karşı mücadele etmesini sağlar.

Mücadele süresince karşı takımın adeta bezmesini sağlayan bu anlayışı ile Mourinho neden uzun yıllardır en önemli teknik adamlar arasında olduğunu kanıtlar. Siz de Mourinho’nun anlayışını öğrenmek istediğinizde ilk karşılaşacağınız Takım Otobüsü kavramıdır. Ancak bu kavram Mourinho’yu anlatmak için bir nebze sığ kalacaktır.

Kazanmak Başarmaya İnanmakla Başlar

Mourinho, kazanmak için çalışan ve bu çalışmalarını da uzun yıllardır aynı azim ve kararlılıkla sürdüren isimlerden bir tanesidir. Bu anlamda Mourinho’nun bir nebze ukala biraz da iddialı olduğunu ifade edebiliriz. Ama Mourinho’yu Mourinho yapan asıl şey, onun bu kazanmak için iddialı tutumudur. Çünkü korkakların kazanmalarından söz etmek Mourinho için imkansızdır.

Kazanmak için cesur olmak ve akıllı olmak gerekir. Maçı önde götürürken 2-3 gol daha bulmak her zaman cesaret anlamına gelmez. Akıllı davranmak bazen maçı 1-0 kazanmaktır.

Profil Sayfanız
Mesajlarınız ( 0 )