x
Dil / Language
Türkçe English Deutsch Français Português Español

Dil / Language

Türkçe English Deutsch Français Português Español

Yalnız Adamlar

blank

 

Yalnız Adamlar: Kaleciler

Kaleci, kapıcı, goalkeeper ya da adına her ne deniyorsa işte! Futbol sahalarında diğerlerinden farklı olan ve zaman zaman bütün sorumluluğun sırtına yüklendiği kişiler kalecilerdir. 7,32 x 2,44 metrelik kalede adeta dev gibi oradan oraya zıplayan kalecilerin görevi topu tutmak olsa da bu iş sanıldığı kadar kolay olmaz bazen. Çünkü ünlü kaleci Rinat Dassaev’in de söylediği gibi ‘Kaleci hassas ve kırılgandır. 11 kişilik takımın yalnız adamıdır.’

Yalnızlığın sadece kalede tek başına durmakla ilgili olduğu düşüncesi gelebilir akla ama işin aslı çok farklıdır. Çünkü son dakikada gelen bir gol, golü yiyen kaleci için çok ciddi bir yıkım olurken son dakikada galibiyeti getiren bir kurtarış yalnız adamı kahraman yapar. Futbol tarihinde de böyle hikayeler yok mu? Üstelik Türk futbolunun en önemli başarılarında dahi yalnız adamın yıkılışını ve yükselişini görmek mümkün!

Kalecinin Yalnızlıktan Kahramanlığa Yükselişi

Tarih 2008’in 4 Mart’ıydı. Fenerbahçe, Sevilla karşısında tur peşinde koşarken art arda gelen 2 hatalı gol adeta bir soğuk duş etkisi yapmıştı. Kaleci Volkan Demirel, yediği gollerle adından yergiyle bahsedilmesine neden olacaktı belki de. Talih bir şekilde maçı uzatmalara götürme şansı tanıdı Fenerbahçe’ye. Kaleci Volkan, hala etkisinden çıkamamıştı o iki golün taa ki iş penaltılara gelinceye kadar!

Ramon Sanchez Pizjuan’dan yaklaşık 2 saat içerisinde olmadık goller yiyen Volkan; Escude, Maresca ve Dani Alves’in penaltılarını çıkararak Sevilla Panteri unvanını alıyordu. Maçta penaltıları kurtaramamış ya da arkadaşları penaltılarda başarılı olamamış olsaydı belki de Volkan, bir başarıyı engellemiş kaleci olarak anılacaktı. İşte böyledir kalecilerin yalnızlığı!

Kaleci yalnızdır ama her kaleci de Volkan Demirel gibi şanslı değildir. Çünkü Dünya Kupası tarihindeki şampiyonluğun kaçmasında adı geçen Barbosa, bu konuda yalnızlığı hayatı boyunca hisseder!

Yalnızlar Arasında En Yalnız: Kaleci Barbosa

1950 yılında Maracana Stadı’nda neredeyse 200 bin futbolsever vardı. Uruguay ve Brezilya arasındaki müsabakayı izlemeye gelen seyirciler ve futbolcular arasında öyle 2 kişi vardı ki adeta kalabalıklar içinde yalnızlık çekiyorlardı. Bu iki isim Uruguay kalecisi Roque Maspoli ve Brezilya kalecisi Moacir Barbosa’ydı.

Kıyasıya mücadele boyunca kaleciler iyi performans sergilese de maç sonuna doğru kaleci Barbosa adeta yıkım getirecek bir gol yedi. Uruguay kupayı kaldırırken yenen o gol, bugün dahi Barbosa’nın Maracana’nın Günah Keçisi olarak anılmasına neden oluyordu. Sonraki yıllarda milli takım kampına dahi ‘Uğursuzluk’ getireceği düşüncesiyle alınmayan Barbosa için sanki kupayı tek başına kaybetmiş havası yaratılmıştı.

Kalecilerin yalnızlığı golü yeme noktasında oldukça ciddidir. Her adımda 11 kişi olarak mücadele eden takımın hatalarının faturasını hep kaleci öder. Çünkü her mevkide oynayan futbolcunun arkasında onu güvene alacak biri vardır. Ancak kalecilerin güvenliğini ancak kendileri sağlar.

Kaleci golü yediğinde ‘Günah Keçisi’, kurtardığında ‘Kahraman’ olur. Bu da kalecilerin içinde bulundukları çıkmazı anlatmaya yeter. Üstelik sadece maçın akışında değil, maç esnasında bir başka oyuncunun neden olduğu penaltıda da ibre kaleciye döner.

Kalecilerin Kurşuna Dizilişi

Şehrin Kapısı olarak ifade edilebilecek olan kale, düştü mü şehir de düşer. Bu da takımın kaybına neden olur. Öte yandan penaltı atışının bir kurşuna dizilme anı olarak ifade edilmesi, çaresiz bir adamın kendine doğru yaklaşan mermileri yakalama mücadelesi olarak ifade edilebilir. Kaleci mermileri tutarsa kahramandır peki ya golü yerse? O halde kurşuna dizilmekten beter olur! Bu da kalecilerin yalnızlığının apaçık göstergesidir.

Profil Sayfanız
Mesajlarınız ( 0 )